yeni parantezler   charles bukowski   john fante   hızlı gazeteci   milo manara   Mizah   Karikatür   Çizgi Roman   Güncel Kitaplar   Edebiyat   Fıkra   kitaplardan seçmeler   parantez'in kitap listesi   ilhan yayınları & delta yayınları  
   anasayfa
   

 akıntıya kürekÖmer Madra

"Küresel ısınmanın ışığında: Dünya mı gerçek, ekonomi mi?"

21. yüzyılın en temel meselesi, insanlar (ve bütün canlılar) ile onların yaşadığı ortam, yani çevre arasındaki ilişki olacağa benzer. Daha doğrusu, canlılarla çevre arasında adamakıllı bozulmaya yüz tutan dengenin nasıl düzeltilebileceği meselesi. Çevre meselesine ilişkin en temel gerçeklik ise, fiziki dünyanın değişme hızı ile insan toplumunun bu değişmeye gösterdiği tepkinin yavaşlığı arasındaki keskin zıtlık.

İklim değişmesi üzerine çalışan uluslararası bilim insanlarının bundan dört ay önce yayınladıkları iki önemli rapordaki rakam ve grafikler bu zıtlığı hayli net biçimde ortaya ortaya koyuyor: Atmosferdeki karbondioksit (CO2) oranı, endüstri devriminin başladığı kabul edilen 1750 yılından bu yana %31 oranında artmış. Dahası, bugün havamızdaki CO2 oranı, büyük olasılıkla son 20 milyon yılda ulaşılan en yüksek seviye.

Dahası, günümüzdeki CO2 artışı, son 20,000 yıldan, yani son Buzul çağından bu yana görülmemiş bir hıza ulaşmış! "Sokaktaki adam" bile, bu büyük değişimin insanın fosil yakıt tüketen yaşama tarzından kaynaklandığını gösteren bilimsel kanıtları görebilir artık. Yeni raporlarda karbondioksit, metan ve nitratoksit gazları ile bacalardan fışkıran sülfür aerosollerinin atmosferdeki yoğunluğunu gösteren grafiklere şöyle bir göz atmak yeterli: Bu dört gazın atmosferdeki konsantrasyonu 1700'lerin sonlarına kadar yatay bir çizgi ile gösterilirken, 2000'e doğru neredeyse dimdik bir düşey çizgiye dönüşüyor.

Bu dehşetengiz dört grafik çizginin tek bir makul açıklaması var: Sebep aynı: Fosil yakıtların tüketilmesi. Gazlar, güneş ışınlarından gelen sıcaklığın atmosferden çıkmasına izin vermiyorlar, bir camekân gibi atmosfere hapsediyorlar onu. İşte size "sera etkisi". Yani, küresel ısınma.

Küresel ısınmaya bağlı olarak meydana gelen bir yığın aşırı iklim değişikliğinin yalnız kanıtlarını değil, belirtilerini de gözle görebilecek hale geldik, sıradan insanlar olarak: Suudi Arabistan'da geçen ay ortalama 50 derece sıcaklık hüküm sürerken, dağlık bölgede ilk kez lapa lapa kar yağdı, karayolları kapandı, 75 kişi yaralandı. Çin'de sadece 40 dakika yağan bir şiddetli yağmur sonucunda 16 kişi öldü, 30 kişi kayboldu, yüzbinlerce insan sel felaketzedesi oldu. Antakya'da bölge tarihinin en büyük sel felaketi trilyonlarca liralık maddi zarar yarattı, üç-dört gün önce Kocaeli'ne 10 - 15 dakika süreyle düşen şiddetlice bir yağmur, orada 1932'den beri görülen en büyük felakete yol açtı...

Dört bir yanı saran seller, dört bir yanı kasıp kavuran kuraklıklar, dev orman yangınları, eriyen kutuplar, kaybolup giden buzullar, yükselen okyanuslar, kaybolup giden türler, ağararak ölüp giden mercan kayalıkları, okyanus akıntılarının kesilmesi ile yeniden girilecek bir buzul çağı ihtimali, ve yeniden yaşanabilecek Nuh tufanları...

Her gün usandırıcı bir hızla artarak gözlerimizin önünden geçip giden bu haberler, raporlar, sivil kuruluşların çağrıları ve karanlık tahminler insan toplumları için bir değişim talebine yol açmıyor ama.

Asıl değişimin enerjide olduğu düşünülüyor çünkü. Daha iyi bir hayat yaşamak, daha kaliteli şeyleri daha çok tüketmek üzerine kurulu bir düşünce tarzı egemen. O yüzden de küresel ısınma konusunda herhangi bir tedbir almaktan çok, ekonomik ilerlemeye konsantre olmuş durumdayız. Bill McKibben'ın yazdığı gibi: "Bir anlamda, fiziki dünya, ekonomi dünyası kadar gerçekmiş gibi gelmiyor bize: Ekonomiyi kucaklayıp mıncıklıyoruz, siyasilerimiz ekonominin daha da büyümesini hızlandırmak için elden gelen tüm kararları alıyor. 'Fosil yakıtlara bağımlılığımız, ekonomimize zarar verir," dedi mi biri, iş oracıkta bitiyor. Ama, biri 'Fosil yakıt bağımlılığı, gezegenimizi mahfediyor,' dediğinde, bu saçma sapan bir laf gibi görünüyor. Yani, dünyanın kendisi soyut, ekonomi ise somut gerçekliğe dönüşmüş durumda."

İşte bu yüzden de, çokuluslu dev petrol şirketleri fosil yakıtlardan kaynaklanan küresel ısınmayı yok saymak için milyonlarca dolar harcıyor; dev petrol şirketlerinin has "adamı" Bush da enerji sıkıntısını ve ekonomiyi tek gerçek kabul edip, gülünç denecek kadar sulandırılmış olan ve sera gazı salımlarını kısıtlamayan ülkelere yaptırımı olmayan Kyoto Protokolü'nü bile toptan reddiyor. O, dünyadaki son bakir alanları ve deniz diplerini petrol araştırmaları için kullanmayı planlıyor. ABD'den küresel ısınmayı önlemek için dünyanın yörüngesini değiştirmek gibi öneriler ciddi ciddi geliyor da, araba sayısını azaltıp daha küçük taşıtlara geçmek ya da alternatif enerji aramak gibi öneriler, gayri ciddi bulunmak bir yana, neredeyse "zındıklık" sayılıyor.

Öte yandan, bütün bu acaip durumun tek sorumlusu olarak çokuluslu şirketleri ya da dünyanın tek süpergücü ABD yönetimini suçlamanın ise pek bir anlamı olmadığını söylemek de gerekiyor. Durmadan tüketen, daha çok tüketen, gelişmek, büyümek isteyen insana hizmet ediyor onlar, eninde sonunda.

Ne yani? Dünyanın suyu ısınıyor diye o benzin yutan ciplerimizden, klimalarımızdan, merkezi ısınma sistemlerimizden, TIR dolu otoyollarımızdan ve alışveriş furyalarımızdan mı vazgeçelim?

Saf ticari hayatın o kısacık görüşlü kazanç hırsını bırakıp dayanışma ve bireysel özsaygıyı koyalım onların yerine?

Yok canım, bizden sonra tufan!

(Akıntıya Kürek'ten)

 

OKUMA PARÇALARI

bukowski, güneş işte burdayım fante, roma'nın batısı brassai, günahıyla sevabıyla henry miller charles bukowski, pis moruğun notları cüneyt özdemir, düş sesi henry miller, big sur john fante, 1933 berbat bir yıldı ömer madra, akıntıya kürek john fante, bahara kadar bekle bandini charles bukowski, kadınlar hakan-utku, matrax gani müjde, bendeki kulak van gogh'da yok
.:!:.

 

Adres: Asmalı Mescid mah. Tünel Meydanı, Tünel Geçidi İşhanı C Blok, D: 424 Beyoğlu - İstanbul
Tel/Faks: (0212) 252 65 16   E posta: parantez@yahoo.com   Web: www.parantez.net

Kitap istekleriniz için Tek dağıtım:
Punto Kitap Hizmetleri

Çobançeşme Mah. Altay Sk. No:8 34196 Yenibosna/ İstanbul
Tel: 0 212 496 1050 E-mail: punto@puntokitap.com

Kitaplarımızı bulabileceğiniz online satış siteleri:


   anasayfa
   

Tasarım: Sokak Kedisi